İslam Temizlik Diniyse Neden Ortalığı..?

Rahmi Yıldırım

1 Eylül 2023
İslam Temizlik Diniyse Neden Ortalığı..?

 Söz temizliğe gelince, bizden temizi yoktur. İslam temizlik dinidir, Peygamber’in deyişiyle “Temizlik imanın yarısıdır, cennete ancak temiz olanlar girecektir.”

Rivayet odur ki, Peygamber’in nasihatine uygun olarak atalarımız hamamda yıkanırdı, misvak kullanırdı, şehirlerimiz tertemizdi. Atalarımız abdesthaneye sol ayakla girip sağ ayakla çıkarlardı; istibra ve istinca duaları okurlardı. Ülkemizi ziyaret eden ecnebiler atalarımızın temizliğine hayran kalırlardı. Çünkü diyar-ı küffarda temizliğe önem verilmezdi. Fransızların pek çok övündükleri Versay sarayında hamam ve hela yoktu. Paris’te, Londra’da evlerde tuvalet olmadığı için, oturağa çıkartılan kazurat pencereden sokağa ya da bahçeye boşaltılırdı. Ahali, başa isabet edecek kazurattan sakınmak için leğen genişliğinde şapka ile dolaşırdı. Pis koku parfümle bastırılırdı. Düğünlerde pis kokmaması için gelinlerin ellerine çiçek tutuşturulurdu...

***

Varsayalım ki geçmiş aynen böyle yaşandı, Avrupalı temizliği bizden öğrendi. Peki her konuda olduğu gibi geçmişle övünmenin, hamasetin bugüne ne yararı var? Bugün çok mu temiziz? Madem İslam temizlik dinidir, ahalinin yüzde 99’u Müslümandır; o halde ortalığı neden...?

Gerçekten de ortalıkta kazurattan geçilmiyor. Umumi tuvaletlerin hali içler acısı. Parklarda piknik yerlerinde sizler de rastlamışsınızdır. Çocuklar için oyun aletleri, ebeveynler için banklı masalar, kediler için evcikler, köşe başlarında çöp kutuları. Ama parkın piknik yerinin hemen her yerinde çöpler, yiyecek artıkları... Neden üç adım ötedeki çöp kutusuna değil de yerlere atılır?

Sahillerde aynı durum. Sürü halinde sahile yayılıyorlar, mangal yakıyorlar, yiyorlar içiyorlar ve geride kendilerinden eser bırakmadan edemiyorlar. Yiyecek artıkları, naylon poşetler, pet şişeler, meşrubat ve bira kutuları, çocuk bezleri, izmaritler... Kimileri kötülüğün dibini bulmuş, pet şişeleri, meşrubat ve bira kutularını çalılıkların en ulaşılamayacak diplerine yerleştiriyorlar. Bundan nasıl bir keyif alıyorlar, hangi güdülerini tatmin ediyorlar, akıl erdiremiyorum; sövüp sayıyorum.

Kadın erkek genç yaşlı fark etmiyor ama özellikle gençler. Parklarda, sahillerde geç vakitlere kadar bir şeyler yiyip içerek bağıra çağıra konuşuyorlar, kahkahalar atıyorlar, damardan müzik dinliyorlar, arada öyle küfürlü cümleler kuruyorlar ki anlatılır gibi değil. Sonra çitledikleri çekirdeklerin, yedikleri meyvelerin artıklarını, meşrubat kutularını, abur cubur ambalajlarını burunlarının dibindeki çöp bidonlarına boşaltmak yerine olduğu gibi bırakıyorlar.

Cadde ve sokaklarda aynı durum. Kentlerde caddelere yollara uluorta tükürüp sümkürenler, toplu taşım araçlarında (doğru düzgün yıkanmadıkları için) leş gibi kokanlar, sigara izmaritlerini, kâğıt parçalarını, çöpleri çöp bidonlarına değil mazgallara atan adamlar...

Hareket halindeki arabalarından yola sigara izmaritleri, kola ve bira kutuları, kullanılmış peçete atan magandalar...

İnşaat ve hafriyat artıklarını, molozları ormanlara, akarsulara boşaltan vahşiler...

Birkaç kişiyle sınırlı olsa, münferit denilir geçilir ama öyle değil. Milyonlarca maalesef. Temiz insanla karşılaşmak rastlantıya kalmış neredeyse.

*** 

Peki neden böyle davranıyorlar? Yaşadığı çevreyi kirletirken nasıl bu denli bilinçsiz, kötü, tahripkâr, umursamaz olabiliyorlar? Bir insanı çöpünü sokağa sahile oyun alanına atmaya iten nedir? Çöplükte mi doğdular? Ailelerinde hiç mi terbiye yok? Okul sıralarında hiç mi hayat bilgisi, çevre temizliği dersi almıyorlar? Erkekler askerde hiç mi mıntıka temizliğine çıkmadılar?

Eğitimsizlik yoksulluk tek başına açıklayıcı değil. Bu hoyratlıkları yapanların çoğunluğu elbette ilkokul mezunu. Türkiye ahalisinin ortalama tahsil düzeyi orta mektebin birinci sınıfına ancak yaklaşıyor. Ancak bizzat şahidim ki, yaşadığı yerleri çöplüğe çevirenler arasında yüksek tahsilli olanlar da var. Eski deyişle, tahsil cehaleti alıyor ama eşşeklik baki kalıyor. (Bu arada sevimli cefakâr dostlarımız eşekleri aşağıladığımın farkındayım. Ne yapayım ki kızgınlığımı anlatacak başka bir sözcük gelmedi aklıma.)

Yoksullukla da açıklanabilecek bir durum değil. Lüks otomobillerden yollara çöp atıldığına, lüks teknelerin denize saldığı sintine atığına her an rastlamak mümkün.

Eymir Gölü Ankara’nın nefes alınıp verilecek nadir alanlarından biridir. Eymir Gölü’ne ortalamanın üstünde gelire sahip eğitimli insanlar geliyor ama günün sonunda ortalık çöpten pislikten geçilmiyor. Eymir’in temizlik emekçileri her gün yolları, orman içini, gölü temizlemekle başa çıkamıyorlar. Eymir'in temizlik ve güvenlik emekçilerinin kulakları çınlasın.

***

KENT KÜLTÜRÜ

Eşekler böyle davranmıyor, ortalığı çöplüğe çevirmiyorlar. Ortalığı çöplüğe çevirmemek için zengin ve yüksek tahsilli olmak gerekmiyor. Biraz kent kültürü, biraz görgü, biraz akıl yeter de artar bile. Zaten asıl sorun da bu; kent kültürünün, görgünün, aklın eksikliği yani.

Gel gör ki, kent kültürü, bir arada yaşama adabı bir anda oluşmuyor, asırlara yayılıyor. Çünkü şehir uygarlık demektir, kaliteli yaşam demektir. Şehirli odur ki, şehrinin tarihini, geleneklerini, efsanelerini, simgesel yapılarını ve anıtlarını bilir, şehrini sahiplenir ve korumaya özen gösterir.

Sonradan görme kentliler ise aslında kendilerini (nihayet göç edip yerleştikleri) şehrin parçası olarak görmezler. Öyle olunca da şehri bilme, tanıma, sahiplenme ve koruma isteği duymazlar.

Sonuçta şehir, çirkin beton blokların üst üste yığıldığı, lağım kokan mahalleler tarafından kuşatılmış olur. Parkların, oyun ve piknik alanlarının, ormanların, sahillerin çöplüğe çevrilmesi, akarsuların kirletilmesi, ormanların yakılması sonradan görme kentlilerin umurunda olmaz.

***

ABDESTLİ LÜMPEN FAŞİZM

Geçmiş, yazının başında anlatıldığı gibi yaşandıysa, bozulmanın alaturka lümpen arabesk kapitalizmle başladığı söylenebilir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yani.

Türkiye’nin lümpen kapitalizminde ne aslına uygun bir burjuvazi olabildi ne de proletarya. Öyle olunca da ne burjuva kültürü gelişebildi ne de proleter sınıf bilinci.

Sermayedarlar abdest alıp namaza durduklarında siyasetin ırası da aynı dönüşüme uğradı; eskinin elitist faşizminden abdestli lümpen faşizme geçildi. Ali Bulaç’ın ifadesiyle “sonradan görme, kısa yoldan zengin olmuş, hiçbir ilkesi değeri kalmamış Müslüman magandalar” siyasetin ağababaları reisleri oldular.

Elitist faşizmin amentüsü, haybeden atıp tutmaya dayalı hamasi milliyetçilik idi; abdestli lümpen faşizmin amentüsü sulandırılmış (light) şeriat.

Başlıktaki soruya dönersek: İslam temizlik diniyse, ekonomide, siyasette, toplumsal hayatta, kamusal alanda neden ortalığı...?

“Temizliği bizden öğrenen Avrupalı” bugün neden bizden daha temiz?

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Can'ları Bağlıyorlar İtleri Salıyorlar
    ''Mevcut Cumhurbaşkanı, Anayasa’nın yorum gerektirmeyecek açık hükmüne, yani bir kimsenin en fazla iki kere seçilebileceği hükmüne karşın üçüncü kez aday oldu; şaibeli seçimle tekrar seçildi. Milletvekili seçilen Can Atalay da,…
  2. Vatan Haini Bile Sayılmamıştık
    Kaç haftadır çeşitli tarihsel kişiler üzerinden vatana ihanet tartışması yapılıyor ya. Tam 40 yıl önce vatana ihanetle suçlanmıştık. Hatta, vatan haini bile sayılmamıştık. Devir 12 Eylül faşizmi devriydi. Solcu yani…
  3. Askeri Faşizmden Dİnci Faşizme Cezaevleri
    ''Cezaevlerinde dünden bugüne, askeri faşizmden İslamcı faşizme, özde değişiklik yok. Hukuku vicdandan adaletten insandan bu denli uzaklaştırmak, İslamcı iktidara nasip oldu. Bir kere daha anlaşıldı ki, cehalet ve kötülük iktidarı,…
  4. 'Müslümanların Ahlakla İmtihanı'
    Prof. Dr. Hüseyin Çelik, İslam coğrafyasında ahlakın zerresinin kalmadığını, İslami Hayat Endeksi’ne göre dünyanın en iyi ülkelerinin Yeni Zelanda, İzlanda, Hollanda, Finlandiya, İsveç, Norveç, Kanada gibi ülkeler olduğunu; Türkiye’nin 100’üncü sırada…
  5. Müslümanların Ahlakla Bitmeyen İmtihanı
    AKP iktidarı döneminde memleket tarihte hiç olmadığı kadar Müslümanlaştı ama hayatın hemen her alanında o ölçüde yozlaştı çürüdü, yarım yamalak da olsa var olan aklını ahlakını yitirdi. Gün geçmiyor ki…
  6. Gazze İçin Timsah Gözyaşları
    ''Her şeye karşın İsrail destekçisi Batı ülkelerinde halklar İsrail’in gaddarlığını, hükümetlerinin İsrail’e desteğini protesto ediyorlar. Yahudi sermayeli şirketlerde işçiler greve gidiyor. Protesto gösterileri çoğu kez polis tarafından dağıtılıyor; “liberal demokrasi”…
  7. Kutlanacak Cumhuriyet Kaldımıki?
    Cumhuriyet, egemenliğin cumhura yani halka ait olduğu devlet biçimi demek. Böyle bir devlette halk, egemenliğini ya doğrudan ya da seçtiği temsilciler aracılığıyla kullanır. Bu yönetim tarzı demokrasi olarak adlandırılır. Yani…
  8. Firanvunlardan Netanyahu'ya ve Erdoğan'a
    ''Akıl ve tarih, ırkçı dinci ümmetçi milliyetçi politikaların ve politikacıların halklar arasında düşmanlık ve vahşet dışında bir sonuç üretmediğini, bu politikacıların pençesine düşen halkların gün yüzü görmediklerini, başka ulusları ezen…
  9. Dİnci Faşizmin Kabusu Gezi Direnişi
    Hapishaneden dışarıya adımını atmak, yani tahliye olmak, bir insanın yaşayabileceği en derin sevinç ve mutluluklardan biridir. Ancak yaşayanlar bilir. Ne var ki siyasi mahpuslar, bu sevinci doyasıya yaşayamazlar, mutlulukları yarım…
  10. Ordu gözbebeğimizdir!
    Ordu gözbebeğimizdir!
    28 Eylül 2023
    CHF ALLAHKULU’NU KURTLARIN ÖNÜNE ATTI: “Ordu milletimizin gözbebeğidir. Allahkulu Sezgin Bey’in sözleri şahsi görüşüdür, fırkamızı bağlamaz. Gözbebeğimiz şanlı ordumuzu töhmet altında bırakan ifadeleri kabul edilemez. Bu konu yetkili organlarımızda görüşülecektir.” Tayyiban…
  11. Barış da Düşman Ceza Hukukunun Kurbanı
    ''Barış Pehlivan son yazısında, “Siyah kölelerin yargılandığı bir düzen bu. Beyaz olsaydım, zengin olsaydım, dalkavuk olsaydım içeride olmazdım” demiş.'' Okur yazar herkes Barış Pehlivan’ı bilir herhalde. Şahsen tanışmak kısmet olmadı; ben…
  12. İslami Magandalık
    İslami Magandalık
    15 Ağustos 2023
    ''Nazım’dan bu yana değişen sadece lümpenleşme ve magandalaşmanın İslam ile ambalajlanması oldu. İslami lümpenleşmenin ve magandalaşmanın en acı sonucu kadınlara, çocuklara ve doğaya yönelik saldırganlıktır ki, ne yazılsa eksik kalır'' “Türkiye…
  13. Maganda Politik
    Maganda Politik
    7 Ağustos 2023
    ''Zaten doğru düzgün bir feodalizm yaşamadığımız gibi hızlandırılmış alaturka-arabesk lümpen (ve dahi artık abdestli) kapitalizmle birlikte kültürel doku çürüdü; kitabına uygun bir burjuva-proleter ayrışması olmadı; değer yargıları alt üst oldu; magandalık…
  14. Mizah Bahçelerindeki Sararmanın Hüznü
     Mizah, alışılmış sıradan hayata ve olağan düşünceye kurulan tuzaklarla gülümsetmek, gülümsetirken düşündürmek demek. Tuzağın temel malzemesi zıtlıklardır, talihsiz rastlantılardır. Ancak, herkesin gözü önünde cereyan eden bir zıtlığı kopyalayıp temsil etmek…
  15. Halkçı Hayal Kırıklığı
    ''CHP yanlısı medyada da durum farklı değil. Kılıçdaroğlu’nun başını istemeyen kanal ya da köşe yazarı yok gibi. CHP genel başkanlığından istifa etmedi diye neler neler demiyorlar Bay Kemal için. “Haysiyetsiz”,…
  16. Şu Zalim Zamcının Ettiği İşler
    ''Vergiyi ve fiyatları tayin eden Allah olunca, imanı kuvvetli emekçiye şükretmekten başka bir şey kalmıyor. Oysa, imanı kuvvetli emekçi, merkezin solunda sayılan Ecevit’i bir kalemde silip atmıştı. Hatta Demirel bile,…
  17. Tayyip NATO'yu Dİze Getirdi!
    ''1950’lerde Başbakan Adnan Menderes’in Amerika gezisini izleyen Anadolu Ajansı Genel Müdürü’nün haberi(!)  “dalkavukluk başyapıtı” olarak basın tarihine geçmiştir. Genel Müdür’ün yazdığına göre Menderes Amerikalıları öyle etkilemişti ki, “Amerikalılar 'Allahım, bize neden böyle…
  18. Osmanlı Nasıl Savaşıyordu, Rus Nasıl Savaşıyor?
    ''Wagner, ezici çoğunlukla, savaşmak üzere cezaevlerinden salıverilen mahkumlardan oluşuyor. Kurucusu Yevgeniy Prigojin Sovyet döneminde gasp ve hırsızlık suçundan 10 yıl hapis yatmış. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra sosisli sandviç satışıyla yola…
  19. Merdan'a Namerdan Hukuk
    Merdan'a Namerdan Hukuk
    4 Temmuz 2023
    ''Merdan Yanardağ, düşman ceza hukukunun son kurbanı olarak tutsak edildi. Tutuklamanın resmi gerekçesi “terör örgütü propagandası yapmak” diye açıklansa da biliniyor ki Merdan, Cumhur İttifakı iktidarının Abdullah Öcalan ile yeniden…

ANALİZ

ANALİZFaşizm ve İç Savaş

Faşizm ve İç SavaşErdoğan- Bahçeli ikilisinin ya da Cumhur ittifakının ülkede iç savaşı da göze…